
Türkiye’de Kuşaklararası Dini Yönelimlerin Dönüşümü:
İnanç ve Aidiyet Dinamikleri
Kontenjan:
Koşullar: Atölyede bildiri sunarak ya da bildiri sunmaksızın tartışmalara katılmak üzere yer almak mümkündür.
Atölye, katılımcılar arasında etkileşime ve ortak tartışmaya imkân tanıyacak sınırlı bir grupla gerçekleştirilecektir. Bu nedenle her iki katılım biçimi için de aşağıdaki form aracılığıyla 9 Kasım 2026 tarihine kadar başvuru alınacaktır.
Bildiri sunmak isteyen katılımcılardan en fazla 300 kelimelik bir bildiri özeti göndermeleri beklenmektedir. Sınırlı sayıda bildiri sunumuna yer verilebileceğinden, sunumlar atölyenin teması ve genel akışı gözetilerek belirlenecektir.
Atölyenin nihai programı, ön okuma metinleri ve tartışma formatı, katılımcı listesi belirlendikten sonra oluşturulacak ve katılımcılara duyurulacaktır.
Yer: MSGSÜ Bomonti Kampüsü / SOS313
Başvurmak için TIKLAYINIZ.
Atölye Yürütücüsü:
Büke Koyuncu, Barış Başaran
Atölye Çağrısı:
Son yıllarda yapılan çok sayıda araştırma, sekülerleşmenin önemli ölçüde kuşaklararası ilerleyen bir süreç olduğunu göstermektedir. Özellikle Batı toplumlarında 1950’li yıllardan itibaren her yeni kuşağın bir öncekine kıyasla daha seküler yaşam tarzları ve dini yönelimler geliştirdiği gözlemlenmektedir. Bu açıdan sekülerleşme, büyük ölçüde zaman içinde daha seküler kuşakların ortaya çıkması ve kuşak ikamesi yoluyla gerçekleşen bir dönüşüm olarak değerlendirilmektedir.
Bununla birlikte, kuşaklararası dini yönelim değişimini yalnızca sekülerleşme ekseninde ele almak yetersiz kalmaktadır. Özellikle dini kimliklerin ve sosyo-politik aidiyetlerin güçlü biçimde iç içe geçtiği Türkiye gibi toplumlarda, dini dönüşüm süreçleri daha karmaşık örüntüler sergilemektedir. Bu noktada Grace Davie’nin “ait olmadan inanmak” (believing without belonging) ve “inanmadan ait olmak” (belonging without believing) kavramsallaştırmaları, görünürde sekülerleşme ya da dindarlaşma olarak yorumlanabilecek eğilimleri daha nüanslı biçimde analiz etmeye imkân tanımaktadır. Bunun yanı sıra din değiştirme deneyimleri, yeni dinsellik biçimleri, maneviyat odaklı yönelimler ve kurumsal dinle kurulan değişen ilişkiler de kuşaklararası dönüşümün önemli boyutları arasında yer almaktadır.
Bu atölye, Türkiye’de dini yönelimlerde yaşanan dönüşümleri kuşaklararası bir perspektiften ele almayı amaçlamaktadır. Özellikle aile içi ilişkiler ve ebeveyn-çocuk etkileşimleri; kuşaklar arasında aktarılan, müzakere edilen ya da dönüşen dini pratikler; inanç ve aidiyet biçimleri ile bunların toplumsal ve siyasal bağlamlarla ilişkisi tartışmaya açılacaktır.
Atölye özellikle;
-
kuşaklararası dini aktarım, dönüşüm ve kopuş süreçleri,
-
inanç, aidiyet ve kimlik arasındaki değişen ilişkiler,
-
din değiştirme deneyimleri ve yeni dini yönelimler,
-
maneviyat ve kurumsal dinle kurulan değişen ilişkiler
üzerine çalışan araştırmacıları bir araya getirerek Türkiye’de din, kuşak ve aile ilişkilerini birlikte düşünmeyi ve dini dönüşümün çok katmanlı ve ilişkisel doğasını tartışmaya açmayı hedeflemektedir.